Washington’ın korkusu: Komşuya yerleştirilecek dev füzeler

Washington'ın korkusu: Komşuya yerleştirilecek dev füzeler
Washington'ın korkusu: Komşuya yerleştirilecek dev füzeler

Trump yönetiminin Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler (INF) Antlaşması’ndan çekilmesinden sonra Pentagon, INF Antlaşması sınırlarını aşan, 500 kilometre (311 mil) menzile sahip, karadan fırlatılan yeni bir seyir füzesini zaten test etti.

Bazı Rus yorumcular misilleme olarak, Venezuela’ya büyük Rus füzelerinin konuşlandırma çağrısında bulunuyor.

2019’da Rus gazetesi Nezavisimaya Gazeta’ya verdiği konuşan Tümgeneral Vladimir Bogatyrev, “Rusya, INF Antlaşması’ndan ayrıldıktan sonra ABD’den yeni silahların ortaya çıkmasına yanıt olarak denizaltılarını, orta ve daha kısa menzilli füzelere sahip gemilerini ABD sınırlarına nispeten yakın yerlere konuşlandırmak için yasal dayanaklara sahip.” açıklamasında bulunmuştu.

Bogatyrev, Kalibr seyir füzeleri ile donatılmış Rus savaş gemilerinin Venezuela’dan hareket edebileceğini öne sürmüştü. Söz konusu füze, ABD Tomahawk seyir füzesine eşdeğer olan, ses altı deniz seyir füzesi ailesinin bir parçası.

Yüzey gemileri ve denizaltılar tarafından taşınan SS-N-30’un (Kalibr) tahmini menzili 2.500 kilometreye (1.550 mil) kadardır. Tomahawk gibi, Kalibr de geleneksel savaş başlıklarıyla donanmış durumda. Ancak füze bir nükleer savaş başlığı ile de silahlandırılabilir.

Rusya kısa süre önce, ekonomisi zorda olan ve darbe girişimiyle karşı karşıya kalan Venezuela ile, liman ziyaretleri için bir deniz anlaşması imzaladı. Bogatyrev’in, “Venezuela, Rus Donanması gemilerinin ve denizaltılarının düzenli olarak girebildiği, ikmal ikmalinde bulunabileceği ve ardından Kuzey Amerika kıyılarında muharebe görevleri gerçekleştirebileceği mükemmel limanlara sahip.” ifadelerini kullanmıştı.

Rusya ile Nikaragua arasında da, bir deniz anlaşması var.

Bogatyrev ayrıca, tahmini hızı Mach 6 ile Mach 9 arasında olan hipersonik bir gemisavar füzesi olan Zirkon’a da işaret etti. Zirkon, özellikle bin kilometrenin[621 mil]üzerindeki menzillerde yer ve yüzey hedeflerini vurabilen bir hipersonik silahtır.

Önemli bir şekilde, Rus parlamentosunun savunma komitesinin bir üyesi de, ‘Küba Füze Krizi riski’ olsa bile, Venezüella’da füze konuşlandırılmasından yana. Devlet Duma Savunma Komitesi Birinci Başkan Yardımcısı Aleksander Sherin, “Belki bir Karayip krizi 2 (Küba Füze Krizi) bile olacak, ancak Amerikalıların uzun süre ‘soğumasını’ sağlayan, bu krizdi. Venezuela’da böyle bir sistem kurulursa ABD daha doğru davranacaktır.” dedi.

Sovyetler Birliği’nin 1962’de Küba’dan balistik füzelerini çektiği iyi biliniyor. Ve iyi bilinen şu ki, karşılığında ABD Jüpiter füzelerini Türkiye’den sessizce çekmeyi kabul etti.

Rusya Askeri Kuvvetler Sendikası Merkez Komitesi Başkanı ve emekli denizaltı kaptanı Oleg Shvedkov Latin Amerika üslerinin Rus denizaltılarının ABD yakınlarında konuşlandırılmasını kolaylaştıracağını savundu. Shvedkob’a göre, Orta ve daha kısa menzilli füzelerle donatılmış Rus savaş gemilerinin, ABD kıyılarında olası kalıcı mevcudiyeti, kesinlikle ABD için bir baş ağrısı olacak.

Küba Füze Krizi’nde Moskova, hem ABD’yi adayı işgal etmekten caydırmak hem de Sovyetler Birliği’ni çevreleyen Amerikan füzelerini ve bombardıman uçaklarına bir misilleme yapmak için, Küba’ya nükleer balistik balistik füzeler yerleştirmişti. Rus yorumcular Venezuela’nın da aynı amaca hizmet edebileceğini öne sürüyor.

Küba Füze Krizi’nde olduğu gibi, uzak kıtada nükleer felaket riski, Rusya’yı geri itebilir.

Bu da, doğal olarak ABD’nin Venezuela’da hareket eden nükleer silahlı Rus gemilerine nasıl yanıt vereceği sorusunu gündeme getiriyor. ABD yönetiminin böyle bir tehdide karşı sert bir tutum takınıp takınmayacağı da, merak konusu.

KÜBA FÜZE KRİZİ (EKİM FÜZELERİ BUNALIMI)

1962 yılında iki süper gücü karşı karşıya getiren kriz, ABD’nin Türkiye ve İtalya’ya; Rusya’nın da Küba’ya nükleer füzeler yerleştirmesi ile patlak vermişti.

Dönemin SSCB başkanı Nikita Khrushchev, ABD Başkanı John F. Kennedy’e yazdığı mektupta, Küba’da nükleer başlıklı füze kaldırılması için öncelikle Türkiye’dekilerin kaldırılması gerektiğini vurgulamıştı.

Dünyayı endişelendiren krizde iki nükleer güç savaşmadan süreci atlatsalar da, birçok gelişmeyle dünya tarihinde iz bıraktı.

Kriz sonrası SSCB ile Çin arasındaki ilişkiler bozulmaya başladı. Fransa’nın ABD’den bağımsız olarak kendi nükleer programını oluşturma, soğuk savaşın giderek yumuşayan bir hat izlemesine gibi gelişmelerde krizden geriye kalanlar oldu.

star.com.tr

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*