Ülke bizim ama ev kira

Kira geliri nedeniyle vergi mükellefi olanlar rekor kırarak 2 milyon 136 bine dayandı. Halkın konut sorununu, bankalara havale eden AKP kiracıları ev sahibi yapmıyor, ev sahiplerinin daha fazla ev almasını kolaylaştırıyor.

Ülke bizim ama ev kira

Ozan GÜNDOĞDU

Pandemiyle birlikte gelirin azalması, ailenin zorunlu giderlerinin finansmanını zorlaştırıyor. Bu zorunlu giderlerin başında gelen ev kirası ise geniş kesimlerin en önemli sorunlarından biri. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) “Hanehalkı Tüketim Harcaması İstatistikleri” başlıklı çalışmasına göre 2019 yılında hanehalkının harcadığı her 100 liranın ortalama 24,1 lirası kira ve faturalara gitti. Yoksul kesimlerde ise bu oran daha yüksek. Aynı çalışmaya göre nüfusun en yoksul beşte birlik kesimi için kira ve faturalar her 100 liralık harcamanın 31,2’sini oluşturuyor. Ancak bu tutarların ortalamayı ifade ettiği, ev sahibi olduğu için hiç kira vermeyenlerin de bu ortalamaya dahil edildiği, dahası köy ve kasabalarda yaşayanların da bu oranı düşürdüğü unutulmamalı. Bu nedenle İstanbul’da yaşayan bir işçi ailesinin harcamalarının yarısından fazlasının kira ve faturalara gittiğini söylemek yanlış olmaz.

KİRA ÇİLESİ

Bütçesinin yarısından fazlasını kira ve faturalara ayıran milyonlarca insanın elbette en büyük hayali bir ev sahibi olmak. Hükümetin ekonomi politikası içinde bunun formülü bankanın yolunu tutmaktan geçiyor. Konut kredisi çekilerek başlanan ev sahibi olma yolculuğu ise yıllarca sürecek stresli bir süreç. Bugün 10 yıl vadeli 400 bin TL konut kredisi çekmek isteyen bir kişi 10 yılın sonunda faiziyle birlikte 820 bin TL ile 1 milyon 97 bin TL arasında borç ödüyor. Aylık kredi ödemesi ise en az 7 bin lira. Öte yandan halkın yüzde 70’ini oluşturan ücretli kesimlerin yarısının asgari ücret civarı bir geliri olduğu biliniyor. Tablo buyken konut kredilerini ödeyebilmek ücretli sınıflar için neredeyse imkansız. Ülkenin ücret yapısının bozulması makroekonomik dengeleri bu şekilde bozarken, en iyimser tahminle 1,5 milyon konut satılmayı bekliyor. Peki artan konut kredilerini kimler kullanıyor? Buna ilişkin doğrudan veriler bulunmasa da, dolaylı veriler sayesinde sorunun cevabı tahmin edilebiliyor. Artan konut kredilerini kullananların önemli bir kısmı hali hazırda ev sahibi olan kişiler. Yani konut kredileri, kiracıları ev sahibi yapmaktan çok, ev sahiplerinin ikinci bir evi satın alıp kira geliri sahibi olmasını kolaylaştırıyor. Bu önermeyi kanıtlayan 2 temel veri var. Bu verilerin ilki dün Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlandı. Buna göre gayrimenkul sermaye iradı ya da daha basit ifadeyle kira geliri sahibi mükellef sayısı Mart 2021 itibarıyla 2 milyon 136 bine ulaşarak rekor kırdı. AKP’nin iktidara geldiği Kasım 2002’de bu sayı 435 bin 208’di. Aradan geçen 18 küsur yılda oturduğu evin dışında bir başka evi satın alıp kiraya verenlerin sayısı yüzde 390 oranında artmış durumda.

EV ALMA HAYALİ

Bu artışta mutlaka AKP döneminde bankacılık sisteminin pompaladığı konut kredilerinin büyük payı var. BDDK verilerine göre 2002 Kasım ayında 156 milyon dolar olan konut kredisi borcu bugün 37 milyar 560 milyon dolara ulaşmış durumda. AKP döneminde konut kredisi borcundaki artış tam 240 kat. Bu artış aynı zamanda gayrimenkul fiyatlarını da haddinden fazla şişiriyor. İngiltere merkezli küresel gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank, önceki gün global konut fiyatları endeksi 2020 dördüncü çeyrek sonuçlarını yayınladı. Dünyadaki 150 kenti kapsayan rapora göre, Türkiye’nin üç büyük şehri listeye damgasını vurdu. İngiltere merkezli küresel gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank, global konut fiyatları endeksi 2020 dördüncü çeyrek sonuçlarını yayınladı. Yani geniş halk kesimleri için ev sahibi olmak giderek hayal oluyor. Konut kredileri, kiracıları ev sahibi yapmaktan çok ev sahiplerinin ikinci evini almasını kolaylaştırıyor. Bu önermeyi kanıtlayan ikinci bir veri ise TÜİK’ten. Verilere göre 2002 yılında Türkiye’deki her 100 hanenin 18,7’si kiracıyken, 2019’da her 100 hanenin 27’si kiracı. Kendi evinde oturanların oranı ise düşüyor. Aynı verilere göre 2002 yılında her 100 hanenin 73’ünde sahipleri otururken, 2019’da bu rakam 56,8’e düştü. Kiracı veya kendi evinde oturanların dışında kalanlar ise ya lojmanlarda kalıyor ya da ev sahibi olmamakla birlikte kira ödemeyen kişiler.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir