Menopozda hormon tedavisi riskli mi?

Türk Alman Jinekoloji Eğitim, Araştırma ve Hizmet Vakfı’nca (TAJEV) yaklaşık 20 yıldır yürütülen “Sadece Benim İçin” projesi bu kez Van’da hayata geçirildi. Kadınlara, KETEM iş birliğiyle mobil araçlar kullanılarak Meme Kanseri Taramaları ile Serviks (Rahim Ağzı) Kanseri-HPV Taramaları olmak üzere iki temel alanda ücretsiz hizmet verildi.

‘HRT’nin alternatifi var mı?’

TAJEV Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Cihat Ünlü, kadın sağlığı açısından menopozun öne çıktığını belirterek, şöyle konuştu:

‘’Yaşam süresinin 80 yaşına kadar uzadığı günümüzde Hormon Replasman Tedavisi (HRT) gerekli.

Ancak HRT kanser, felç, emboli, anevrizma veya hipertansiyon öyküsü olan kadınlara önerilmez. Günümüzde bant ve jel formunda östrojen takviyeleri gibi çeşitli preparatlar mevcuttur.

Östrojen jelleri göğüs bölgesine ve yüze sürülmemelidir; çünkü meme kanseri riskini artırabilir.

Her 8 kadından biri yaşamı boyunca meme kanserine yakalanmaktadır. Yoğun tedaviler sonrası yumurtalık fonksiyonları durabilir ve erken menopoz görülebilir. Bu durumda ciddi yakınmalar yaşayan kadınlara hormonsuz takviyeler önerilmektedir.

Bu ilaçlar, beyindeki ateş basmalarını tetikleyen reseptörleri bloke ederek etki gösterir. Menopoz sürecinde hormon tedavisi almak istemeyen kadınlar da hormonsuz preparatlar kullanabilir. Östrojen, vücutta kolajenin tutunmasını sağladığı için sağlıklı kadınlarda hormon takviyesi tavsiye edilmektedir.”

‘Menopoz öncesi bu önlemleri alın’

Sempozyum Başkanlarından Prof. Dr. Yusuf Üstün, erken menopozu ve menopoz süreci öncesinde alınması gereken önlemleri şöyle açıkladı: “Erken menopoz farklı değerlendirilmesi gereken bir durum. Bu kadınlara eğer herhangi bir engel durum yoksa mutlaka hormon replasman tedavisini öneriyoruz. Kadının menopoz döneminin normalleştirilmemesi gerekir; çünkü yaklaşık 30 yıl süren bu dönemde yaşanan sorunları en aza indirmek için erken dönemde hormon replasmanı ve yaşam tarzı değişiklikleri büyük önem taşır. Obezite, sigara, hareketsizlik ve kötü beslenme gibi faktörlere karşı kadınların menopoz sürecine girmeden önce önlem alması gerekir. Ayrıca kalsiyum ve D vitamini gibi destekler de önem arz etmektedir.”

‘Gebelikte şeker testi şart’

Gebelikte şeker testinin ileride bebekte diyabet görülmemesi için büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Özlem Pata ise şöyle konuştu:

Aşı karşıtları olduğu gibi, gebelikte şeker testine karşı çıkanlar da var. Oysa test sırasında kullanılan glikoz miktarı bir bardak limonatadaki kadar basittir. Buna rağmen bazı kişiler anne adaylarının zehirlendiğini iddia ediyor. Sosyal medyada konuşan herkes, söylediklerinin sorumluluğunu almalı; hukuki yaptırımlar gereklidir.

Türkiye genelinde diyabet hastalarının sayısı oldukça fazladır. Biz Asya kökenli bir toplum olarak Ortadoğu mutfağıyla besleniyoruz. Ailede birinci derece diyabet vakaları varsa veya gebede insülin direnci bulunuyorsa, gebeliğin ilk 8–10. haftasında şeker testi yapılması gerekir. Birden fazla risk faktörünü aynı anda taşıyan bir toplum olduğumuz için, anne karnındaki bebeğin diyabet riskini önlemek adına gebelikte şeker testi büyük önem taşır. Bu denli kritik bir konuda sosyal medyada bilinçsizce yapılan açıklamalar riski artırmaktadır. Bu nedenle yanlış yönlendirmelerde bulunanlara karşı hukuki süreçlerin işletilmesi gerektiğine inanıyorum.

‘Sosyal medya denetlenmeli’

Prof. Dr. Fırat Ortaç da, sosyal medyadaki hatalı bilgilerin devlet tarafından denetlenmesi gerektiğini vurguladı. Bir televizyon kanalında uygunsuz bir durum olduğunda ceza verilebiliyorsa, sağlık politikalarıyla ilgili içeriklerde de Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulacak özel bir departmanın bu denetimi yapmasının şart olduğunu belirtti.
Hükümetin en azından çocukları 15 yaşına kadar eksiksiz aşılamasının toplum sağlığı açısından hayati bir gereklilik olduğunu vurguladı.

‘Aşı karşıtlığı halk sağlığını tehdit ediyor’

Aşı karşıtlığı konusunda fikirlerini paylaşan Prof. Dr. Faruk Köse ise şunları söyledi:

“HPV, çocukluk çağı aşıları ve gebelerin aşılanması dahil tüm aşılarla ilgili dikkat çekici karşıt söylemler sosyal medyada sıkça karşımıza çıkıyor.

HPV aşıları başta olmak üzere tüm aşılarla ilgili “alüminyum zararlıdır” iddiası öne sürülüyor. Oysa bir aşıda bulunan alüminyum miktarı yalnızca 0,5 miligramdır; günlük yaşamda alınan alüminyum bunun kat kat fazlasıdır ve zararlı değildir.

Dünya Sağlık Örgütü, Amerikan Hastalık Kontrol Merkezi ve Uluslararası Jinekoloji-Obstetrik Federasyonu gibi kuruluşların verileri, aşıların 25 yılı aşkın kullanımında ciddi bir yan etki göstermediğini ortaya koymaktadır. Dünya genelinde sağlık alanında birbirine bağlı 192 ülke bulunuyor. Bunların 180’i HPV aşısını ulusal programına almış ve halkına ücretsiz olarak uyguluyor. Çevremizdeki Müslüman ülkeler arasında ise Türkiye ve Cezayir dışında bu programı uygulamayan ülke kalmadı. Suudi Arabistan ve Katar dahil birçok ülke HPV aşısını ulusal programına dahil etmiştir.”

ÜCRETSİZ HALK SEMİNERİ

Van Valiliği, İl Sağlık Müdürlüğü ve Van Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle hayata geçirilen proje kapsamında gerçekleştirilen ücretsiz eğitim seminerinde, halk; ergenlik, menopoz, kadın sağlığında yanlış bilinenler ve doğruları, infertilite (kısırlık), gebelik takibi, rahim ağzı kanserinde erken tanı ile aşı gibi konularda bilgilendirildi. Düzenlenen basın toplantısı ise, TAJEV Yönetim Kurulu Başkanı ve Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Mehmet Cihat Ünlü, Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Yusuf Üstün, Prof. Dr. Özlem Pata, Prof. Dr. Uğur Fırat Ortaç ve Prof. M. Faruk Köse’nin katılımıyla gerçekleştirildi.

The post Menopozda hormon tedavisi riskli mi? appeared first on Kilis Egitim.