TBB’den belediyelerin su yönetimine yönelik öneriler: ‘Suyun miktarından çok yönetimi önemli’

Haber gorseli

Türkiye Belediyeler Birliği’nden (TBB) inşaat mühendisi Fulya Atay, TBB’nin dergisi için kaleme aldığı makalesinde, Türkiye’nin iklim kriziyle derinleşen su sorununa dikkat çekti. Türkiye, 2026 yılı içinde yoğun yağış alsa bile, büyükşehir belediyelerinin ortalama su kaybı yaklaşık yüzde 31 seviyelerinde gerçekleşti. Böylelikle yoğun yağış, yalnızca geçici rahatlama yaratabildi.

‘SU KAYNAKLARINI BESLEMEKTEN ÇOK TAŞKINLARA YOL AÇIYOR’

Makaleye göre, 2026 yılında Akdeniz ve Karadeniz’de son 66, Ege’de 42, Doğu Anadolu’da 38, İç Anadolu’da 15, Marmara’da ise son 13 yılın en yüksek yağış seviyeleri görüldü. Makalede rekor yağış oranlarının su stresini azaltma noktasında yeterli olmadığına dikkat çekilerek “Bazı bölgelerde uzun dönemli kuraklık etkilerinin devam ettiği görüldü. Üstelik iklim değişikliği nedeniyle yağışların zamansal ve mekansal dağılımı da değişti. Gerçekleşen yoğun yağışlar, su kaynaklarını beslemekten çok yüzey akışına dönüşerek taşkınlara neden oluyor, bu durum da suyun miktarından çok yönetiminin önemini ortaya koyuyor” ifadelerine yer verildi.

DÜŞÜK MALİYETLE İLAVE SU KAYNAĞI OLUŞTURULABİLİR

İçme suyu şebekelerinde meydana gelen su kayıp-kaçaklarının azaltılmasının su yönetiminde öncelikli konular arasında yer aldığı vurgulanan makalede, belediyeler tarafından içme ve kullanma amacıyla çekilen suyun 7,2 milyar metreküp olduğu, bunun ise yalnızca 4,9 milyar metreküplük kısmının izinli tüketim kapsamında değerlendirildiği aktarıldı. Bu kapsamda yılda 2,3 milyar metreküp suyun şebeke sistemlerinde kaybolduğu belirtildi.

Büyükşehir belediyelerinde ortalama su kaybının yüzde 31, il belediyelerinde yüzde 35,8, ilçe ve beldelerde ise yüzde 34,5 olarak değerlendirildiği aktarılan makalede, “2030 yılına kadar içme suyu sorunu yaşayabilecek Türkiye nüfusunun yüzde 34’ü için DSİ tarafından yapılacak toplam yatırım miktarı 177 milyar liradır. Buna karşın mevcut sistemlerde kaybedilen 2,3 milyar metreküplük suyun önemli bir bölümünün geri kazanılması, çok daha düşük maliyetlerle ilave su kaynağı oluşturulmasına imkan sağlayabilir” denildi.

ATIK SULAR DEĞERLENDİRİLMELİ

Bu veriler ışığında makaleyle birlikte, atık suyun bertaraf edilmesi gereken bir yük olarak değil, uygun arıtma süreçlerinden geçirilerek yeniden kullanılabilmesinin sürdürülebilir su yönetiminin temel bileşenlerinden biri olduğu anlatıldı. Küresel ölçekte yılda yaklaşık 359 milyar metreküp atık su oluştuğuna dikkat çekilen makalede, “Bunun yaklaşık yüzde 11’i yeniden kullanılıyor. Kalan büyük kısmı ise yeterince değerlendirilmeden doğruca alıcı ortamlara deşarj edilmektedir” verisine yer verildi.

Bu veri kapsamında da, atık suların yeniden değerlendirilmesi halinde tarımsal sulamada alternatif su arzı sağlanabileceği aktarıldı. Park ve bahçelerin sulamasında da arıtılmış atık suların kullanılabileceğine işaret edilen makalede, böylelikle içme suyuna olumlu etki edilebileceği belirtildi.

YAĞMUR HASADININ ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKİLDİ

Yağmur suyu hasadının önemine de dikkat çekilen makalede, çatı yüzeylerinden elde edilen yağmur suyunun peyzaj sulaması ve temizlik gibi içme suyu gerektirmeyen alanlarda kullanılmasının şebeke suyu talebini yüzde 20-30 oranında azaltma potansiyeli olduğu vurgulandı. Makalede, belediyelerin kurduğu park ve bahçelerde kurakçıl peyzaj uygulamasının yapılmasıyla sulama suyu tüketiminde yüzde 40 azalma öngörüldüğü de belirtildi.

yok

Author: Ayşe Koç